Korku / Kayış
Köpeğiniz İnatçı Değil, Korkuyor Olabilir
Kayıştan korkan bir köpeğe baskıyla yaklaşmak yerine korkunun kaynağını ve doğru ilerleme hızını anlamak gerekir.
Kayışı görünce kaçan, arabaya binmek istemeyen, belirli bir sokağa girmemek için direnen veya yabancı biri yaklaştığında havlayan köpekler için sık sık “çok inatçı” denildiğini duyuyorum.
Oysa davranışın altında her zaman inat yoktur. Bazen köpek gerçekten korkuyordur.
Korku yaşayan bir köpeğe sadece komut vermek veya onu zorla korktuğu şeye yaklaştırmak çoğu zaman sorunu çözmez. Tam tersine köpeğin hem o uyaranla hem de sahibiyle ilgili güvenini zedeleyebilir.
Korkuyu görmezden gelmek de üzerine gitmek de doğru değil
“Korkusunu yenmesi için üstüne gitmesi lazım” düşüncesi oldukça yaygın.
Bazı köpekler yoğun baskı altında tepki vermeyi bırakabilir. Dışarıdan bakıldığında sakinleşmiş gibi görünürler. Fakat tepki göstermemesi, korkunun geçtiği anlamına gelmez. Köpek sadece kaçamayacağını veya davranışının sonucu değiştirmediğini öğrenmiş olabilir.
Diğer taraftan köpeği korktuğu her şeyden tamamen uzak tutmak da çözüm değildir. Bu kez korkulan şeyle sağlıklı bir deneyim yaşama fırsatı oluşmaz.
Doğru çalışma, köpeğin kendini tamamen kaybetmediği bir mesafeden başlar.
Beden dili bize çok şey söyler
Köpek konuşamaz ama davranışlarıyla sürekli bilgi verir.
Kulakların geriye gitmesi, bedenin alçalması, kuyruğun sıkışması, sürekli çevreyi kontrol etmesi, dudak yalama, uzaklaşmaya çalışma veya sahibinin arkasına saklanma gibi işaretler korkunun habercisi olabilir.
Bazı köpekler kaçmayı seçer, bazıları ise havlayarak korktuğu şeyi uzaklaştırmaya çalışır. Bu yüzden havlayan her köpeği saldırgan olarak değerlendirmek doğru değildir.
Davranışın ne zaman başladığını ve köpeğin öncesinde hangi işaretleri verdiğini görmek gerekir.
Güven küçük adımlarla oluşur
Köpeği korktuğu nesnenin yanına zorla götürmek yerine, önce o nesnenin varlığında sakin kalabileceği bir nokta buluruz. Köpek iletişime açık kaldığında ve çevresini sağlıklı şekilde inceleyebildiğinde çalışmayı ilerletiriz.
Bazen sadece birkaç metre yaklaşmak bile o gün için yeterli olabilir.
Burada acele etmek istemeyiz. Çünkü hızlı sonuç alma isteğiyle köpeği sınırının ötesine taşıdığımızda, başladığımız noktadan daha geriye düşebiliriz.
Doğru zamanda verilen ödüller, kontrollü yönlendirme ve tutarlı tekrarlarla köpeğin uyaran hakkındaki algısı değişmeye başlar. Bir süre sonra daha önce kaçtığı şeye kendi isteğiyle yaklaşabilir.
Travma yaşayan köpeklerde süreç değişebilir
Sokaktan veya barınaktan sahiplenilen köpeklerin geçmişini çoğu zaman tam olarak bilmiyoruz. Bazıları kayışla, bazıları insan eliyle, bazıları da belirli seslerle kötü deneyimler yaşamış olabilir.
Bu köpeklerle çalışırken önce güven kurmak gerekir. Köpeğin ne kadar sürede ilerleyeceğini takvime bakarak söylemek mümkün değildir. Her köpeğin geçmişi, karakteri ve toparlanma şekli farklıdır.
Korku bir gecede oluşmadığı gibi her zaman bir derste de ortadan kalkmaz.
Köpeğiniz korktuğunda onu çaresiz bırakmak zorunda değilsiniz. Fakat yardım etmek, zorla yüzleştirmek anlamına gelmez. Doğru mesafe, doğru zamanlama ve doğru iletişimle korkular yönetilebilir.