Sahip katılımı / Irk seçimi
Görünüşüne Göre Köpek Seçmek Neden Büyük Bir Hata Olabilir?
Bir ırkın fotoğrafını beğenmenin, onun sizin hayatınıza uygun olduğu anlamına gelmediğini ve yanlış eşleşmenin bedelini genelde köpeğin ödediğini anlatıyorum.
Geçenlerde sokakta terk edilmiş bir köpekle tanıştım. Bir zamanlar “heybetli dursun” diye bir Doberman olarak alınmış, birkaç ay sonra da sokağa bırakılmış. Şimdi en sakin caddede bile tedirgin, sürekli arkasına bakan, güvenmeyi neredeyse unutmuş bir köpek.
Bu hikâyeyi tek başına anlatmıyorum çünkü nadir bir vaka. Sahada bunu sık görüyorum.
“Güzel olsun” bir seçim kriteri değildir
“Doberman heybetli dursun”, “Border Collie zeki, eğitimi kolay olur”, “Malinois çok karizmatik”, “Beagle küçük, evde rahat yaşar.” Bu cümleleri neredeyse her hafta duyuyorum.
İnsanlar bir ırkın fotoğrafını, videosunu veya filmdeki hâlini seviyor. Ama o görüntünün arkasındaki enerji seviyesini, çalışma ihtiyacını ve karakter yapısını araştırmıyor. Bir süre sonra köpeğin doğal özellikleri ailenin günlük hayatı için bir probleme dönüşüyor. Oysa sorun çoğu zaman köpekte değil, en baştaki yanlış eşleşmede başlıyor.
Zeki köpek her zaman kolay köpek demek değildir
Border Collie veya Malinois gibi çalışma isteği yüksek ırklar çok hızlı öğrenir. Ama sadece sizin öğretmek istediklerinizi öğrenmezler.
Gün içinde yeterince yönlendirilmezlerse kendi uğraşlarını bulurlar: eşya parçalama, sürekli hareket etme, gölge veya araç kovalama, misafirlere rahat vermeme. “Çok zeki olduğu için kolay olur” düşüncesi çoğu zaman sahibini hazırlıksız yakalıyor. Doğru bir düzen kurulmadığında zekâ, problemi yavaşlatmak yerine hızlandırıyor.
Bahçe her ihtiyacı karşılamaz
Büyük ve enerjik bir köpek için bahçeli bir evin yeterli olduğu düşünülüyor. Bahçe bir avantaj olabilir ama yürüyüşün, eğitimin ve sizinle geçirdiği zamanın yerini tutmaz.
Bahçede tek başına dolaşan bir köpek zihinsel olarak tatmin olmaz. Hatta bazı köpekler bahçede kontrolsüz zaman geçirdikçe çevreden geçen insanlara, köpeklere ve araçlara karşı daha fazla tepki geliştirebiliyor.
Karar vermeden önce kendinize sorun
Bir köpek sahiplenmeden önce dürüstçe birkaç soru sormanız gerekir. Günde ne kadar zaman ayırabilirsiniz? Hareketli mi yoksa sakin bir hayatınız mı var? Eğitim sürecine gerçekten vakit ayırabilecek misiniz?
Bir ırkı çok sevmeniz, onun sizin hayatınıza uygun olduğu anlamına gelmiyor. Sakin bir yetişkin köpek, yoğun çalışan biri için bir yavrudan çok daha doğru bir seçim olabilir. İyi veya kötü ırk yoktur; doğru veya yanlış eşleşme vardır.
Heves birkaç ayda geçiyor, sorumluluk kalıyor. Bedelini çoğu zaman kararı veren insan değil, köpek ödüyor. Karar vermeden önce iki üç kez değil, gerekirse on kez düşünün — çünkü köpeklerin yeri sokak değil, onları anlayan bir ailenin yanıdır.