Odak / İletişim
Her Şey “Bak” Komutuyla Başlar
Köpeğin size bakmayı seçmesinin, bütün eğitimin üzerine kurulduğu ilk ve en önemli adım olduğunu anlatıyorum.
Yeni bir köpekle çalışmaya başladığımda ilk çalıştığım komut neredeyse hiçbir zaman “otur” olmuyor. “Bak” oluyor.
Sebebi basit: köpek size bakmıyorsa, ondan sonra söylediğiniz hiçbir şeyin bir önemi kalmıyor.
Bakmak, itaat etmekten önce gelir
“Bak” komutunu basit bir hareket gibi düşünmemek gerekir. Aslında köpeğin size şunu söylemesidir: “Şu an seninle buradayım, ne diyeceğini dinliyorum.”
Bu küçük an olmadan verilen komutlar, çoğu zaman havada kalır. Köpek fiziksel olarak yanınızdadır ama dikkati çoktan başka bir yerdedir. Sonra “neden dinlemiyor” diye sorarız, oysa hiç sormamıştır çünkü hiç duymamıştır.
Bakışı ödüllendirmek, komutu ödüllendirmekten daha değerlidir
İlk derslerde köpeğin bana kendiliğinden baktığı her anı ödüllendiririm. İstemesem de, ben bir şey söylemeden önce bile.
Zamanla köpek şunu öğrenir: bana bakmak işe yarıyor. Bu öğrenildiğinde “otur”, “yat” veya “bekle” gibi komutlar çok daha kolay yerleşir. Çünkü artık üzerine kurulacak bir temel vardır.
Bu temel olmadan öğretilen komutlar, sadece sakin bir odada işe yarar. Dışarıda, dikkat dağıtıcıların arasında ilk kaybolan şey de genelde bu bakış olur.
Bir yürüyüşte gözünüzü köpeğinizden ayırmayın demek istemiyorum
Yanlış anlaşılmasın; köpeğin sürekli size bakması gerektiğini söylemiyorum. Çevresini koklaması, incelemesi, köpek gibi davranması gerekir.
Aradığım şey, gerektiğinde bana dönebilmesi. Bir dikkat dağıtıcı gördüğünde, bir sorun anında veya ben ona seslendiğimde, birkaç saniye içinde bakışını bana çevirebilmesi.
Bu küçük geçiş — dışarıdan bana, bana geri — aslında bütün eğitimin çalışıp çalışmadığının en net göstergesidir.
Her sahibin kendi köpeğinin eğitmeni olduğunu unutmamak gerekir. Ve bu eğitim, karmaşık bir komut listesiyle değil, köpeğinizin size bakmayı seçtiği o ilk anla başlar.